Yas Süreci

Sevdiğimiz birinin kaybı kuşkusuz ki bizi derinden etkiler. Ancak hayatın içinde bunu deneyimlememiz de kaçınılmazdır. Ve ölüm ne şekilde gelmiş olursa olsun, buna hazırlıklı olmak pek de mümkün olmamaktadır.

Yaşanan kaybın ardından hepimizin verdiği ortak tepkiler vardır. Bu tepkileri 5 aşama olarak değerlendirebiliriz. İlk aşamada yaşadığımız kayba ilişkin şok geçirir ve bu kaybı inkar ederiz. Bunun gerçekleşmiş olabileceğine inanamayız. Bu aşamada bazen, kaybettiğimiz kişi hayattaymış gibi davranır ve normal hayatımıza devam etmeye çalışırız.

İkinci aşama ise öfke aşamasıdır. Hissettiğimiz öfke kendimize, kaybettiğimiz kişiye veya bu kayba neden olanlara karşı olabileceği gibi bazen de kime/neye öfkeli olduğumuzu bilemeyebiliriz. Ancak içimizde yoğun bir kızgınlık hissederiz. Bu dönemde “bu neden benim başıma geldi?” sorusunu sorarız. Bazı kişiler açısından öfke duymak hoş olmayan ve yaşanılmaması gereken bir duygudur. Bu nedenle bu aşamayı yaşamakta güçlük çekip duygularını bastırmaya çabalayabilirler. Ancak bunun, sürecin doğal bir parçası olduğu unutulmamalıdır.

Üçüncü aşama ise pazarlık aşamasıdır. Yaşanan öfkenin ardından, hala bu kaybı kabullenemememiz nedeniyle, kaybettiğimiz kişinin geri gelebilmesini umarak pazarlık yaparız. Onun tekrar hayatta olabilmesi için neleri verebileceğimizi ya da yapabileceğimizi düşünürüz. Bazen bu aşamada, ölen kişiyle ilişkimizi gözden geçirir ve geçmişe dair pişmanlık hissedebiliriz. “Şunu yapsaydım bu başımıza gelmezdi” gibi cümleler kurarız.

Pazarlık aşamasını, dördüncü aşama olan çökkünlük-depresyon aşaması takip eder. Geçirilen üç aşamanın ardından bu kaybın gerçek ve geri döndürülemez olduğunu anladığımız noktada çöküntü yaşamaya başlarız. Kayba ilişkin üzüntü duyarız. Bu süreçte içe kapanabilir, yalnız kalmak isteyebiliriz. Ancak çevremizdeki güvendiğimiz kişilerle vakit geçirmek, onlarla bu kayba ilişkin konuşabilmek bizi bu süreçten daha hızlı çıkartacaktır.

Son aşama ise kabullenme aşamasıdır. Bu aşamada, artık kayba ilişkin bütün duygularımızı yaşamış ve bu kaybı sindirmiş oluruz. Kaybı yaşadığımız ilk zamanlarda, sanki hiç bu aşamaya gelemeyecekmişiz gibi hissederiz. Artık hayat hiçbir zaman eskisi gibi olmayacakmış gibi gelir. Ancak her ne kadar bundan önceki aşamalarda git geller yaşasak da, en nihayetinde bu aşamaya varırız. Arık hayatımıza kaldığımız yerden devam etmeye başlar kaybettiğimiz kişiye ilişkin anılarımızı daha rahat konuşabilir hale geliriz.

Yas sürecinin ne şekilde yaşanacağı kişiden kişiye değişim gösterebilir. Yas aşamaları her zaman belirtilen sırada gelişmeyebilir. Bazen bu sıralar karışabilir ve kişi aşamalar arasında gidip gelebilir. Genel olarak yas süreci ilk 6 ay içinde şiddeti azalarak yaşanır. Bu sürecin ne kadar süreceği, kaybedilen kişiye olan yakınlık, kaybın ne şekilde gerçekleştiği gibi, birçok faktöre bağlı olarak farklılık gösterir.

Kaybı yaşayan kişinin kayba yönelik sıkıntılarının şiddetinde 6 ay boyunca herhangi bir azalma görülmediği ve kişinin günlük hayatı büyük ölçüde sekteye uğradığı takdirde uzman desteği almakta yarar vardır.