Ergenlerde Çatışma Yönetimi

Ergenler ve ebeveynler arasında ortak bir dili konuşabilmek çoğu ailenin dilediği ancak bir türlü gerçekleştiremediği bir olgudur. Ebeveynler ergen çocuklarından, ergenler de ebeveynlerinden şikayet ederler. Sonucunda da her iki tarafın da konuştuğu ancak kimsenin birbirini dinlemediği bir karmaşa oluşur.

Peki neden ergenler ve aileleri iletişim kurmakta zorluk yaşarlar?

Ebeveynler olarak hiç;

Çocuğum sanki sırf beni kızdırmak için bu şekilde davranıyor.

Her defasında odasını toplamasını istediğim halde, sonunda toplayan hep ben oluyorum.

Evdeki kurallara uymamak için elinden geleni yapıyor.

Ben ne dersem tam tersini savunuyor, bu çocuk eskiden hiç böyle değildi.

Gibi cümleler kurduğunuz oluyor mu? Sizinle benzer yaşta çocukları olan ailelerle bir araya geldiğinizde sohbet, çocuklarınız hakkındaki şikayetlerinizi karşılıklı paylaşmanız haline bürünüyor mu?

Birçok ebeveyn, ergen çocukları hakkında benzer sıkıntıları yaşıyor. Bunun sebebi ise, ergenliğe girmekte olan çocuğunuzun kendi bireyselliğini kurma çabası ve bunun yaratmış olduğu stres. Ergenlik öncesinde çocuklar “annem ve babam en doğrusunu bilir” diye düşünürken, ergenlikle birlikte artık “ben en doğrusunu bilirim” şeklinde düşünmeye başlıyorlar. Kendilerine ait bir dünya kurmaya çalışıyorlar. Özetle, birey olmanın savaşını veriyorlar.

Bu süreç hem ebeveynler olarak sizin için hem de çocuğunuz için yeni bir dönemi beraberinde getiriyor. Böylelikle şu güne kadar sizin sözünüzü dinlemiş, kurallarınıza karşı çıkmadan uyum göstermiş olan çocuğunuzun değişimine tanık oluyorsunuz.

Bu süreçte ebeveynler olarak nasıl bir tutum sergilemeniz gerekiyor?

  • Yeni başlayan bu süreçte öncelikle çocuklarınızla mücadele etmek yerine, onların değişimine tanık olmanın keyfini çıkarmalısınız.
  • Onlar artık büyüyorlar. Kendi kararları, kendi kuralları oluşmaya başlıyor.
  • Bu yeni oluşum içerisinde, kontrolü bırakmadan onları izliyor olmak çok önemli. Ev içerisindeki kuralları uzlaşmayla yeniden yapılandırmak, değişimi ve gelişimi karşılıklı olarak sağlamak ve kendilerine ait bir alan oluşturma ihtiyaçlarını saygıyla karşılamak, bu süreci daha ılımlı hale getirmek açısından kilit rol oynuyor.

Örnekler üzerinden gidecek olursak;

Çocuğunuz odasını dağıtıyorsa sizin toplamanız yerine, o odanın kendi özel alanı olduğunu kendinize hatırlatarak, nasıl bir oda içerisinde yaşamak istediği tercihini ona bırakmalısınız.

Akşam geç saatte eve gelmek istediğinde, baştan karşı çıkmak yerine, beraber konuşarak ve ne gibi tereddütleriniz olduğunu aktararak, karşılıklı bir saat belirlemelisiniz.

Kulağını deldirmek veya dövme yaptırmak istediğinde neden bunu istediğini anlamaya çalışmalı ve ileride ne tür sakıncaları olabileceğini aktarıp birlikte bir karara varmaya özen göstermelisiniz.

Ders çalışmadığında, çalışması yönünde direktifler vermek yerine, bu davranışının sonucunun neler olabileceğini, uzun vadeli hedefleriyle şu an izlediği tutumun amacına yönelik olup olmadığını karşılıklı tartışmalısınız.

Kısacası, çocuğunuzu dinlemeye, anlamaya özen göstermeli ve bu süreçte onun karşısında durmak yerine yanında yer aldığınızı ona hissettirmelisiniz.